Protetik Diş Tedavisi

SABİT PROTEZLER

Sabit protez uygulaması nedir?
Sabit protez uygulaması, bilim ve sanatın birleşerek eksik veya aşırı madde kaybına uğramış dişlerin, diş dokusuna ve rengine benzer malzemeler kullanılarak yerine konması işlemidir.


Aşırı harap olmuş dişleri kurtarmak mümkün mü?
Porselen kuron yapılmadan önce post-core adı verilen tedavi seçeneği ile aşırı harap olmuş dişlerin kök kanalından destek alınarak mevcut dişin güçlendirilmesi yapılabilir. Bu, kullanılan postun çeşidine göre bazen tek seansta bazen birkaç seansta tamamlanan bir işlemdir.


Bir dişe tek başına kuronlama yapılabilir mi?
Aşırı harap olmuş veya estetik olarak kabul edilemez durumda olan dişin tek başına çeşitli materyallerle kuronlanarak tedavisi yapılabilir.


Dişler kuronlanırken farklı malzeme alternatifleri var mıdır?
Dişler kuronlanırken metal, metal destekli porselen, tam porselen (güçlendirilmiş porselen, zirkonyum alt yapılı porselen) gibi farklı malzeme alternatifleri vardır.


Metal destekli porselen kuronlar: Estetik ve hijyenik olan porselen yapı ve onu taşıyan metal altyapıdan ibarettir.


Tam porselen kuronlar (Güçlendirilmiş porselen, Zirkonyum altyapılı porselen restorasyonu): Estetiğin önemli olduğu ön grup dişlerde ışık geçirgenliği doğal dişe benzeyen metalsiz porselenler kullanılabilir. Güçlendirilmiş porselen veya zirkonyum altyapı olarak kullanılır. Metal altyapıya gerek olmadığından daha iyi estetik sonuçlar elde edilebilir.


Metal kuron: Tamamı metalden (altın, krom, kobalt gibi) yapılır. Estetik sorun teşkil etmeyen arka bölgedeki dişlerde ve çenelerde porselen kuron yapımına yeterli yer olmadığı durumlarda kullanılır. Kullanım alanı sınırlıdır.


Porselen laminalar halk arasındaki adıyla yaprak porselenler ne demektir?
Porselen laminalar dişlerin ön yüzlerine yapışan çok ince porselen yapılardır. Porselen laminalar ile dişlerin arasındaki boşluklar kapatılabilir, boyları uzatılıp yeniden şekil verilebilir, kırık çatlak, kötü formlu ve ileri derecede renklenmiş dişler güzel bir görünüme kavuşturabilir. Ayrıca diş rengini beğenmeyen kalıcı beyazlık isteyenlerde, gülüşünü beğenmeyen hastalarda gülüş tasarımı amacıyla, antibiyotik nedeni ile renklenmiş dişlerde, hafif çarpık dişlerin düzeltilmesinde, ortodonti tedavisi gerektiren, ileri derecede olmamak kaydıyla çapraşıklıklar birkaç seansta düzeltilebilir.


Porselen laminaların yapımı nasıldır?
Karar verildikten sonra dişiniz porselen laminalar için hazırlanır. Dişinizin ön ve kesici yüzeyinden çoğu zaman 1 milimetreden az mine dokusu kaldırılıp, dişinizden ölçü alınır. Bu ölçü yardımı ile dişinize uygun, gülüşünüzü tamamlayacak, neredeyse yaprak kalınlığında, uygun renkte porselen laminalar yapılır ve uygun renkte özel yapıştırıcılar ile dişinize yapıştırılır.


Porselen dolgu ne demektir?
Kısmen hasara uğramış, madde kaybı bulunan dişlere amalgam ya da kompozit dolgu yapmak yerine estetik ve sağlamlık açısından çok daha üstün nitelikli porselen dolgular hazırlanarak dişteki mevcut boşluğa yerleştirilir. Birkaç seansta tamamlanan bir işlemdir.


Birkaç diş eksikliğinde tedavi seçenekleri nelerdir?
Bir veya birkaç diş eksikliğinde implant ve köprü tedavisi alternatiflerimiz vardır.


Köprü: Bir veya birkaç dişin eksikliğinde kişide estetik, fonetik ve fonksiyon kaybını karşılamak amacı ile eksik dişlere gelecek yükü taşıyacak sayıda komşu dayanak dişlerden destek alınarak diş eksikliğinin kapatılması için uygulanır. Vakanın durumuna göre materyaller ve köprü tipleri arasında seçim yapılır.


İmplant-üstü kuron ve köprüler: Bir, birkaç veya tüm diş eksikliklerinde çene kemiğine cerrahlar tarafından yerleştirilen kök formundaki titanyum vidalar kemikle bütünleştikten sonra (yaklaşık 2-6 ay) yapılan sabit (yapıştırma) protezlerdir. Bu restorasyonlar vakanın durumuna göre metal, metal-porselen, zirkonyum-porselen veya sadece porselen üretilebilirler.


Sabit protezin yapılma aşamaları nelerdir?
Sabit protezlerle tedavi prosedürü en az 4 seans gerektirir.


Preparasyon ve ölçü: Restorasyon yapılacak diş ya da dişler, uygulanacak restorasyon miktarı kadar küçültülüp laboratuvar modeli ve işlemleri için bütün ağzın hassas ölçüsü alınır. Renk tespiti hastayla mutabakat sonucu alınır.


Altyapı provası: Laboratuvarda model üzerinde hazırlanan zirkonyum veya metal altyapının ağız ortamında prova ve uyumlanması yapılır.


Porselen prova: Restorasyonun bitiminden önceki aşamadır. Laboratuvarda hazırlanan porselenin komşu, karşı dişler ve çevre dokularla ilişkisi kontrol edilir. Renk ve estetik olarak yüzünüz ve gülüşünüz ile uyumu kontrol edilir. Hastaya uygun karakterizasyonlar bilgi verilerek bu aşamada yapılır. Hastanın son onayı alınır. Cila yapılmak üzere laboratuvara gönderilir.


Cila ve simantasyon: Laboratuvarda cilası yapılan restorasyon son kez ağızda denenir, herhangi bir problem yoksa, hastanın da onayı alındıktan sonra restorasyon diş üzerine sabitlenir, yapıştırıcı sertleştikten sonra artıklar temizlenir. Artık restorasyonlar hastanın kullanımına hazırdır.


Hasta bilgilendirme: Tüm ağız hijyeni ve bakımının restorasyonların ömrüne direkt etkisi olduğundan dişler ve çevre dokular ile ilgili bakım teknikleri anlatılır. Özel olarak restorasyonlar (köprüler) için gerekli yöntemler varsa hasta bilgilendirilir. Rutin kontrolleri için randevu verilir.

 

HAREKETLİ PROTEZLER

Hareketli protez ne demektir? Kaç türlü hareketli protez vardır?

Hareketli protez, hasta tarafından takılıp çıkartılabilen ve eksik dişlerin yerini tutan yapay bir aygıt demektir.

Doğal dişlerin tamamının olmadığı vakalarda yapılanlara total protez denir. Bu tür protezler halk arasında takma diş olarak bilinir.

Bazı ana dişlerin var olduğu bazılarının da çekilmiş olduğu durumlarda yapılan takılıp çıkarılabilir protezlere parsiyel protez denir. Parsiyel protezler ya klasik akrilik protezler şeklinde olur ya da iskelet protez diye adlandırılan tek parça dökümden yapılır. Bu tip protezler, ana dişlere bağlana ve kroşe denilen tellerle tutuculuk sağlarlar. Bu tel tutucuların göründüğü ve estetik olmadığının düşünen hastalara hassas bağlantılı estetik protezler de yapılabilir.

Ana dişlerin tümünün çekilmesin gereken durumlarda, hasta dişsiz kalmak istemezse immediat protez denilen doğal dişler çekilir çekilmez hemen takılan protez türleri de vardır. İyileşme tamamlanıp dokular büzülünce bu protez uyumsuz hale gelir ve hastanın daimi protezleri yapılmaya başlanır.

Son olarak ağızda var olan birkaç doğal diş veya kök üzerine, diş hekiminin yapacağı bazı özel hazırlıkları takiben uygulanan dişüstü protezler de vardır. Bu doğal diş veya kökler proteze tutuculuk ve stabilite sağlar.


Protezlerime hemen alışacak mıyım ve eskisi gibi yemek yiyebilecek miyim?
Protezlere alışmak biraz zaman isteyen bir konudur. Çok iyi yapılmış protezlerde bile bu durum kişiden kişiye değişen bir süreçtir. Bu süreçte hastaların ağızlarına ufak lokmalar alması, dudaklarını açmadan yemekleri yavaş yavaş çiğnemeleri gerekir. Başlangıçta ağızlarının her iki tarafına da lokmayı koyarak iki taraflı çiğnemelerinde yarar vardır. Protezlerin takıldığı ilk günlerde yumuşak yiyecekler yenmesi önerilir. Protezlerin vuran yerleri varsa bu bölgeler hekim tarafından düzeltilecektir.

Total protezlerde normal ve rahat yemek yemek genel olarak 4-6 hafta gerektirir. Hastaların bu süreyi hekimlerinin önerilerini dikkate alarak geçirmeleri, en önemlisi de protezlerini kullanacaklarına dair “kararlı” olmaları gerekir. Hemen pes edip protezi çıkarmamalıdırlar. Bu durum özellikle eski protezleri olan hastalar için söz konusudur. Çünkü en ufak bir vurukta hemen yenilerini çıkartıp eski protezlerini takarlarsa yeni protezlerine alışmaları çok uzun sürebilir.


Protezlerimle normal konuşabilecek miyim?
Protezler ağız ortamında az da olsa bazı seslerin telaffuzunda zorluklar gibi değişikliklere neden olabilir. Bu durumda yüksek sesle ve ayna karşısında okuma çalışması yapılmalı ve doğru telaffuz edilemeyen kelimeler tekrar edilerek normal hale getirilmeye çalışılmalıdır.


Protezlerimi 24 saat devamlı mı kullanacağım?
Hastaların protezlerine bir an önce alışabilmeleri için ilk günlerde devamlı kullanmaları gerekir. Fakat alıştıktan sonra geceleri çıkarılarak ıslak bir kağıt havluya sarmaları önerilir. Bu durum yumuşak dokuların dinlenmesini sağlar. Protezlerin geceleri çıkarılamayacağı özel durumlarda, hastaların yalnız kaldıkları zaman protezlerini çıkararak ağız dokularını dinlendirmeleri önerilir.


Protez yapıştırıcılarını kullanmalı mıyım?
Protez yapıştırıcılarının devamlı kullanılması, istenen bir şey değildir. Fakat gerektiğinde kısa süreli olmak üzere kullanılmasında bir sakınca yoktur. İhtiyaç olduğunda bu yapıştırıcıların nasıl kullanılacağı hekiminiz tarafından size açıklanacaktır.


Protezlerimi hayat boyu kullanabilecek miyim?
Protezlerin hayat boyu kullanılması söz konusu değildir. Protezlere normal koşullarda beş yılda bir bazı işlemler uygulanması gerekir diye söylense de; şüphesiz bu süre hastaya göre değişkenlik gösterir. Protezlerin hayat boyu kullanılamamasının sebebi, canlı dokulardaki değişikliklerdir. Yıllar içinde protezlerin dokularla olan uyumu bozulur. Protezler bollaşır, düşmeye başlar, yemek yemek zorlaşır. Bunun protezlerle ilgisi yoktur. Tamamen canlı dokulardaki değişiklikler sonucudur. Bu durumda protezlerin içinin doldurulması, uyumu bozular kaide maddesinin tümden değiştirilmesi ya da yeni bir protez yapılması gerekir. Bu konudaki kararı diş hekimi verecektir.


Protezlerimin yapılması ne kadar sürecek?
Hareketli protezlerin yapımı ölçü alınmasından itibaren normal koşullarda beş seans sürer. Ancak gerekli hallerde seans sayısı artabilir. Protez takıldıktan sonra da ağza alıştırılması için hastaların birkaç seans daha gelmesi gerekebilir. Bu durumda bir hareketli protezin tamamen bitmesi ve hastanın protezini kullanabilir hale gelmesi genel olarak 1-1,5 ay sürebilir. Bu konuda hastalarımız yapım ve alışma için belirli bir süre gerektiğini bilmelidirler.


Protezlerime alıştıktan sonra diş hekimine gitmem gerekir mi?
Normal koşullarda bu gidiş “altı ayda bir” olarak ifade edilir. Çünkü hekimin protezleri ve ağız dokularını muayene etmesi, olası patolojik değişiklikleri görmesi ve bir değişiklik varsa uygun gördüğü işlemleri yapması gerekir. Uygun gördüğü zaman hekiminiz bu süreyi değiştirebilir.


Klasik hareketli protezlerin alternatifi var mıdır?
Klasik hareketli protezlerin en çağdaş alternatifi implant destekli protezlerdir. Bu durum özellikle alt-total protezler için söz konusudur. İmplant işlemi ile protezlerin gerek tutuculuğu gerekse stabilitesi artar. Maliyet açısından daha yüksek olan bu protezlerin uygulanabilmesi için lokal ve sistemik tüm koşulların uygun olması gerekir. Protetik diş tedavisi doktoru sizi muayene ettikten sonra gerekli bilgilendirmeyi yapacaktır.


YENİ PROTEZ KULLANACAK HASTALARA ÖNERİLER

Yeni protezleri kullanmasını öğrenmek zaman ve sabır ister. Daha önce protez kullanmış olsanız bile yeni protezleriniz kullanmış olduklarınızdan farklıdır. Bu nedenle, eski alışkanlıklarınızı değiştirmeniz ve yeni alışkanlıklar kazanmanız gerekecektir. İlk birkaç hafta, alışma süresine ihtiyacınız olacaktır. Bu sürede protezinizin sizin ağız yapınıza uyumlanması için bazı düzeltmeler gerekecektir. Sabır gösterirseniz protezinizi rahatlıkla kullandığınızı göreceksiniz.


Protezin kullanımı

  • Dil, dudak ve yanakların protezin kontrolünde çok büyük etkisi vardır. Daha önce protez kullandıysanız yeni protezinize daha kısa sürede ve rahatlıkla alışacaksınız.
  • Protezinize alışabilmek için ilk günlerde yatarken çıkarmayınız.
  • Protezinizi kullanmaya alıştıktan sonra yatarken protezler çıkarılmalı, ağız dokuları dinlendirilmelidir. Yatarken protezlerini çıkarmayı tercih etmeyenler ise gündüz, uygun olan bir zamanda protezlerini çıkararak ağız dokularını dinlendirmelidirler.
  • Protezler gece çıkarıldığında bir kutu içerisinde nemli olarak muhafaza edilmelidir.
  • Protez tozları ve diğer yapıştırıcıları hekiminiz önermediği sürece asla kullanmayınız.


Protezin bakımı

  • Sağlıklı bir ağız için, protezinizdeki besin artıklarını her yemekten sonra temizlemek gerekir.
  • Temizleme işleminde yumuşak bir fırça sıvı sabun veya sabun kullanınız. Günlük temizliğe ek olarak haftada 1 defa temizleme tabletleri kullanılabilir.
  • Protezinizin düşüp kırılmaması için, temizleme işlemi lavaboya yakın tutularak veya su dolu kabın üzerinde yapılmalıdır.
  • Protezinizin her yerini hafif bir kuvvetle fırçalayınız.
  • Protezinizi asla sıcak suya koymayınız.


Düzenli kontrol

  • Zamanla proteziniz uyumunu kaybeder ve siz bu durumu fark edene kadar dokularda zararlara sebep olabilir.
  • Yılda en az bir kere diş hekiminiz tarafından kontrol edilmelisiniz.
  • Yeni protezin başarısı, diş hekiminize bağlı olduğu kadar, size de bağlıdır. Sabırlı ve olumlu yaklaşım ile rahatça protezlerinizi kullanabilirsiniz.


Proteze alışma sürecinde yemek yeme ve çiğneme

  • Tam protezlerle normal ve rahat yemek yiyebilmek zordur. Bunun için en az 4-6 hafta gerekebilir. Başlangıç sürecinde normal ve etkili bir çiğneme beklenmemelidir.
  • Başlangıçta parça et, fındık, çiğ sebze ve taze ekmek gibi yemesi güç yiyecekleri denemeyiniz. Küçük parçalara bölünmüş yumuşak besinler dudaklar kapalıyken yavaş yavaş çiğnenmelidir.
  • Özellikle ilk haftalarda ön dişlerle kesinlikle ısırılmamalıdır. Bu durum protezin hareket etmesine neden olabilir.
  • Protez, su içerken yerinden oynayabilir. Zamanla bu his kaybolacaktır.
  • Tavuk, balık, et gibi gıdaların kemiklerini tabağınızda ayıklayıp daha sonra çiğnemeye başlamanız daha doğru olacaktır.


Konuşma

  • Protezlerle rahat konuşabilmek zaman alabilir. Yüksek sesle ve ayna karşısında okuma çalışması yapılmalı ve doğru telaffuz edilemeyen kelimeler tekrar edilerek normal hale getirilmeye çalışılmalıdır.
  • Protezi ilk kullanmaya başladığınız dönemde gülme ve öksürme gibi ani hareketlerde protez ağzınızda yerinden oynayabilir. Tekrar yerine oturması için yavaşça dişlerinizi sıkıp yutkununuz.


Görünüm

  • Protezi ilk kullanmaya başladığınız zaman yüzünüzün görünümü size farklı gelebilir. Tüm kaslarınız proteze uyum sağlayınca görünümünüz normale dönecektir.
  • Yanak ve dudaklarınızdaki çökme protezinizle düzelecektir ve bu sayede daha genç görüneceksiniz.


Başlangıçta karşılaşılan sorunlar

  • Yeni proteziniz ağzınızda yabancı ve büyük bir cisim olarak algılanacaktır. Dudak ve yanaklarınızda doygunluk hissi duyulacaktır. Bu his geçicidir ve protezlere alışınca kaybolacaktır.
  • İlk günlerde salgı bezlerinin uyarılması sonucu tükrük miktarı artabilir. Bu artış protezlerin tutuculuğunu olumsuz yönde etkiler, fakat bu durum kısa sürece geçecektir.
  • Alt protez üst proteze göre daha çok hareket edecek ve yerinden daha kolay çıkacaktır. Alt proteze alışma, üst proteze alışmaktan daha zordur ve daha çok zaman alır.
  • Protezler yapılırken ne kadar özen gösterilirse gösterilsin protezler protezlerin kullanım sırasında hareket etmesi sonucunda vuruklar olabilir. Vuran yerler mutlaka doktorunuz tarafından düzeltilmelidir. Protezlerin hasta tarafından törpülenmesi yanlıştır ve çok daha büyük problemlere neden olabilir.
  • Vuran yerlerin alınması için doktorunuza gelmeden önce protezlerinizi en az 4 saat kullanmış ve bir öğün yemek yemiş olmalısınız. Bu süre vuruk yerlerinin görülebilmesini sağlar.
  • Ağızdaki dokular proteze alıştıkça sorunların da zamanla azaldığını göreceksiniz.



ÇENE EKLEMİ (TME) VE YÜZ AĞRILARI MERKEZİ


Çene eklemi rahatsızlıkları
Ağız-yüz ağrıları meydana getiren hastalıkları kapsamına alır. Genel olarak bu hastalıklar iki ana grup altında toplanır. KASSAL TME (sadece kaslardan menşeini alan ağrılar) ve SADECE ÇENE EKLEMİNDEN MENŞEİNİ ALAN TME.


TME belirtileri
TME belirtileri, kulağın ön bölgesinde çene eklemi, yüz ve boyun kaslarında, şakaklarda olan ağrılar olarak belirlenebilir. Ağrılar aniden veya yavaş yavaş oluşabilir. Zamanla çok şiddetli olabilecek ağrılar nevraljik ağrılar gibi olabilmektedir. Ağrı, belirtilerin dışında çene ekleminden gelen değişik sesler, çene kitlenmesi, alt çenenin tek tarafa doğru kayarak açılması ve çiğneme fonksiyonunda meydana gelen zorluklar da sıklıkla görülür.

Kaslarla ilgili ağrılar ve diğer rahatsızlıklar genellikle çenenin fazla çalışmasından doğan yorgunluktan dolayı olup, baş-boyun bölgelerinde ağrılara neden olabilmekte ve baş ağrısı şekline dönüşebilmektedir.

Çene eklemiyle ilgili ağrılar genellikle çene eklemi içindeki sert ve yumuşak dokuların değişikliğinden kaynaklanır. Çene ekleminin kapsülünde veya içini kaplayan dokunun irritasyonundan diskin eklem yuvasının içinde yer değiştirmesinden ve çene eklemi sert dokusunun (kemiğin) dejenerasyonundan ileri gelmektedir.


Çene eklemi rahatsızlıklarının belirtileri

  • Baş ağrısı
  • Kulak ağrısı
  • Çene eklemi ağrısı
  • Boyun ağrısı
  • Çene eklemi sesleri
  • Kısıtlı ağız açıklığı
  • Alt çene deviasyonu

Yapılan araştırmalar sonucunda, toplumun yüzde 60’ında yukarıdaki belirtilerden birinin görüldüğü saptanmıştır.


Çene eklemi rahatsızlıklarının nedenleri
TME rahatsızlıklarının nedenleri tek bir faktöre bağlı olmaması hastalık tanımının kritikliğini artırmaktadır. Çene eklemi içinde sistemik hastalıklara bağlı olarak görülebilecek rahatsızlıklarının dışında, aniden meydana gelen veya devamlı olan minimum travmalar da çene eklemi rahatsızlığının nedeni olmaktadır. Diş gıcırdatma ve sıkma, strese bağlı veya bağımsız baş-boyun kaslarının spazmı, nörolojik ve bazı sistematik rahatsızlıklar baş-boyun bölgesindeki ağrıların nedenleri olabilmektedir.


Çene eklemi rahatsızlıklarını meydana getiren faktörler
Travma: çene ekleminin herhangi bir nedenle direkt olarak travmaya maruz kalması (baş-boyun bölgesine gelen ani bir vuruş, çenenin normal limitinden çok açılmış olması, çenenin altından gelen şiddetli bir güç vb.) rahatsızlığın başlamasının en belirgin nedenidir. Uzun süren ve ağzın çok açılmasını gerektiren diş tedavileri sonucu, genel anestezi verilirken çenenin aşırı derecede açılması çene ekleminde travmalara neden olabilir.

Normal olmayan alışkanlıklar: diş sıkma veya gıcırdatma, dudak ısırma, tırnak yeme, sakız çiğneme ve vücudun çeşitli kısımlarının anormal duruşları TME rahatsızlığını direkt olarak meydana getirmese de ortaya çıkmasında büyük rol oynar.

Alt ve üst dişlerin birbiriyle ilgisi (Oklüzyon): Her ne kadar oklüzyonun TME rahatsızlığını meydana getiren ana faktör olmadığı ileri sürülmekteyse de klinik çalışmalarda, TME rahatsızlıkları ile çeneler arasındaki ilişkinin önemli olduğu kanıtı kuvvetlidir.


Hasta muayenesi
TME rahatsızlıklarının klinik muayenesi yaklaşık olarak 30 dakika sürmektedir. Çene eklemi rahatsızlığı olan hastalardan tıbbi ve ağız hastalıklarıyla ilgili geçmiş hikayeleri alındıktan sonra ağız içi, çene eklemi ve baş-boyun baslarını içeren ayrıntılı bir muayeneden geçirilerek teşhise varılmaya çalışılır. Ağız açıklığı ve alt çenenin ön, sağ sol hareketleri ölçülüp çene eklemi sesleri dinlendikten sonra çene içi veya kas hastalıklarından hangisi olduğu detaylı bir klinik muayeneden sonra tanımlanmaya çalışılır. Gerekli görülürse ayırıcı tanı için MRI veya diğer görüntülemeler öngörülebilir. Hastada, sistemik bir rahatsızlık olasılığında mütehassıs doktorlarla konsültasyon yapılır.
Genellikle çene içi hastalıkları, kas hastalıklarıyla beraber görülmektedir.


Çene eklemi rahatsızlıklarının tedavisi
TME rahatsızlıklarının tedavisi diğer ortopedik ve romatizmal hastalıklarda olduğu gibidir. Tedavisindeki esas amaç çene eklemi iç basıncının düzenlenmesi ve kas fonksiyonlarının düzenlenerek çiğneme sisteminin normal günlük fonksiyonlarını yapabilmesini sağlamaktadır. Bu sonuca varılması için çiğneme sisteminde meydana gelmiş bozuklukları artırabilecek veya tetikleyecek nedenlere dikkat etmek ve bunları değerlendirmek gerekir. Sistem üzerinde ters yönden etki edecek tıbbi veya fonksiyonel bozukluklar bulunduğunda gerekli konsültasyonlar yapılır. Ağız içi dokularındaki değişikliklere bakılarak hastalarda alt-üst çene ilişkilerinde bir fonksiyon olup olmadığı belirlenmeye çalışılır.

Hastalardan alınan bilgiler ve muayene sırasındaki gözlemlerde hastaların kötü alışkanlıkları olup olmadığı belirlenmeye çalışılır (diş gıcırdatması gibi).

TME rahatsızlıklarının tedavisinde konservatif tedavi olarak vasıflandırılan ortopedik apareylerin (splint), fizik tedavi metotlarının kullanılmasının ve alışkanlıkların belirlenmesinden sonra onların nasıl kontrol edilmesi gerektiğinin hastalara öğretilmesinin, TME hastalıklarının büyük bir kısmının kontrolünde yeterli olduğu yapılan araştırmalarla saptanmıştır. Bilimsel araştırmalar TME rahatsızlıklarının yüzde 85’inden fazlasının konservatif tedaviyle kontrol altına alındığını göstermektedir.


PASİF ÇENE EKLEMİ EGZERSİZİ

Hastaların yapması gerekenler

  • Ağzınızı iki parmağın gireceği mesafeden fazla açmayın.
  • Çenenizin fonksiyonlarını mümkün olduğunca azaltın.
  • Sert ve lifli gıdaları çiğnemekten kaçının (Elma kabuğu, biftek gibi).
  • Çok ince ve çiğnemesi uzun sürecek gıdaları çiğnemekten kaçının.
  • Çenenize darbe getirecek sportif aktivitelerden uzak durun.
  • Esneme ve hapşırma gibi çene eklemini hızla oynatan hareketlerden kaçının (Bu refleksler oluştuğunda mutlaka çenenizin altını elinizle destekleyin).
  • Verilmiş olan apareyi ve dişlerinizi mutlaka temiz tutun.
  • Doktorunuzun önerilerini ve size vereceği egzersizleri anlatıldığı şekilde ve sürede uygulayın.


Apareyin temizlenmesi
Kullandığınız aparey, takım dişlerde kullanılan materyalden yapılmıştır. Apareyinizi fırça ve diş macunuyla her gün iyice temizlemeniz gerekir. İlave olarak takım diş temizlenmesi için kullanılan effervesant (köpüren) temizlik tabletleri kullanılmasında herhangi bir sakınca yoktur.

Apareyinizi çıkarttığınız zaman mutlaka size verilmiş olan kutuda tutun. Şikayetleriniz artacak olursa, lütfen telefon ederek randevunuzu erkene alın.

Not: Yapılan Splintin her kontrolde getirilmesi gerekmektedir.

 

Pasif çene eklemi egzersizi

  • Başparmağınızı ön-üst dişlerin kesici kenarına, işaret parmağınızı alt-üst dişlerin kesici yüzeyine değdirin.
  • Parmaklarınızla dişlerinize bastırarak ağzınızı açmaya çalışın (çenenizi parmağınızla itmenizin nedeni, ağzınızın açılma işlemini pasif olarak gerçekleştirmek amacıyladır).
  • Ağzınızı açarken parmak basıncı uygulanmadığında şikayetiniz artabilir.
  • Bu pozisyonu yaklaşık 10 saniye sürdürün. Egzersizi günde dört kez yapın ve her seferinde beş kez tekrarlayın.

(Çene kaslarınızda kasılmalar başladığında bu egzersizleri tekrarlayabilirsiniz.)


Hastaların yapması gerekenler

  • Ağzınızı iki parmağın gireceği mesafeden fazla açmayın.
  • Çenenizin fonksiyonlarını mümkün olduğunca azaltın.
  • Sert ve lifli gıdaları çiğnemekten kaçının (Elma kabuğu, biftek gibi).
  • Çok ince ve çiğnemesi uzun sürecek gıdaları çiğnemekten kaçının.
  • Çenenize darbe getirecek sportif aktivitelerden uzak durun.
  • Esneme ve hapşırma gibi çene eklemini hızla oynatan hareketlerden kaçının (Bu refleksler oluştuğunda mutlaka çenenizin altını elinizle destekleyin).
  • Verilmiş olan apareyi ve dişlerinizi mutlaka temiz tutun.
  • Doktorunuzun önerilerini ve size vereceği egzersizleri anlatıldığı şekilde ve sürede uygulayın.

Apareyin temizlenmesi
Kullandığınız aparey, takım dişlerde kullanılan materyalden yapılmıştır. Apareyinizi fırça ve diş macunuyla her gün iyice temizlemeniz gerekir. İlave olarak takım diş temizlenmesi için kullanılan effervesant (köpüren) temizlik tabletleri kullanılmasında herhangi bir sakınca yoktur.

Apareyinizi çıkarttığınız zaman mutlaka size verilmiş olan kutuda tutun. Şikayetleriniz artacak olursa, lütfen telefon ederek randevunuzu erkene alın.

Not: Yapılan Splintin her kontrolde getirilmesi gerekmektedir.



Diş gıcırdatma kontrol egzersizi
Diş gıcırdatması ve sıkması halk arasında çok sıklıkla görülmesine rağmen kişiler tarafından çoğu zaman farkına varılmayan oldukça sinsi diyebileceğimiz problemlerden biridir.

Diş gıcırdatmaları dişler üzerinde olumsuz sonuçlar verdiği gibi, bazı durumlarda çene eklemi problemlerinin ve diş eti hastalıklarının ortaya çıkmasına da neden olabilmektedir.

Diş sıkma ve gıcırdatmalarının tamamen önlenmesi mümkün olamadığından alışkanlığın kontrol edilebilmesi bir ölçüde aşağıdaki egzersizlerle sağlanabilir.

  • Yatağa girdikten sonra sırtüstü yatar durumdayken alt ve üst dişlerinizi yavaş yavaş sıkmaya başlayın.
  • Dişlerinizi sıkma durumunda 10 saniye tutarken dikkatinizi yüzünüzdeki kasların kasılmasına odaklayın.
  • Dişlerinizin birbiriyle temasını aniden kesin ve yüz kaslarınızın istirahat haline geçtiğini algılayın. Bu odaklanmayı, kaslarınızın istirahat haline gelme esnasındaki duygunuzu kaybedinceye kadar sürdürün.
  • Bu egzersizi her gece yattıktan sonra 10 kez tekrar edin